Matrix yeniden… Devrim yaratan film, altın yumurtlayan tavuk!

Aksiyon-bilimkurgu türünün başyapıtları arasında yer alan Matrix üçlemesinin ilk filmi teknik açıdan olduğu kadar felsefesiyle de çığır açmayı başarmıştı. Türkiye’de 3 Eylül 1999’da vizyona giren serinin ilk filminin üzerinden 23 yıl geçti. Şimdi sırada dördüncü film var. Matrix Resurrections, tüm dünyayla birlikte Türkiye’de de 24 Aralık’ta vizyona girecek.

Yeni film öncesi, serinin ilk üç filmi yeniden, bu kez standart sinema perdesinden çok daha büyük olan IMAX formatında izleyiciyle buluştu. Sırasıyla Matrix Reloaded ve Matrix Revolution da yeniden izleyiciyle buluşacak.

Peki bu karar ne anlama geliyor? Pandeminin global çapta olumsuz etkilediği sektör için eski filmlere dönüş bir çıkış yolu olabilir mi? Matrix hayranları bu işe ne diyor?

‘MATRIX ÇOK İYİ BİR BAŞLANGIÇ’

Film eleştirmeni Burak Göral, her koşulda IMAX olsun ya da olmasın söz konusu hamlenin genç kuşak için sinema keyfini artırması açısından faydalı olacağı görüşünde. Göral ayrıca Matrix’in böylesi bir furyanın başlangıcı olmaya çok uygun bir seri olduğunu dile getiriyor:

“Bunun artmasını isterim… Matrix’i bir kuşak sadece televizyondan ya da başka mecralardan izleyebilmişti. Devrim yaratan bir filmdir. Bu anlamda gerisi gelecekse Matrix çok iyi bir başlangıç.”

Nizam Eren de Matrix’in özel bir film olduğunu şöyle anımsatıyor:

“Matrix’in bende şöyle bir anısı var… Serinin ilk filmi gösterime çıktığında Türkiye’de çok özel bir dönemdi çünkü 1999 Marmara Depremi’nde binlerce insan yaşamını yitirmişti, hayat bambaşka bir yere evrilmişti. Matrix gösterime çıktığında açılış rakamlarını herkes merak ediyordu. O dönemde Matrix yabancı filmlerin en iyi açılış rekorunu kırdı.

‘HOLLYWOOD ALTIN YUMURTLAYAN TAVUĞU ASLA KESMEZ’

Eren böylesi bir dönemde gelen rekoru insanların bir arada bulunma içgüdüsüyle açıklarken Matrix’in bunu sağlayabildiğini “Matrix öyle bir fenomendi. Serinin ilk filmi, Alien serisinin ilk filmi gibi bana çok felsefik gelir” sözleriyle anlatıyor ancak bu son hamleye de temkinli yaklaşıyor:

Hollywood’da şöyle bir vardır. Altın yumurtlayan tavuğu asla kesmezler. Para kazandıkları üründen defalarca para kazanmayı isterler. IMAX’le işbirliği de böyle.”

Eren “Sinema bir halk eğlencesiyle eğer; IMAX bir halk eğlencesi değil! İstanbul’da sadece birkaç salonda var” diye konuşuyor.

Buna rağmen Nizam Eren pandemiden olumsuz etkilenen Hollywood’un yapım maliyeti gerektirmeyen bu yolu kullanabileceği görüşünde. Öte yandan Matrix hayranları da bu son hamleden ötürü heyecanlı.

MATRIX HAYRANLARI HEYECANLI!

1999’da açılan Matrix Fans adlı forum sitesinin üyelerinden olan ve ABD’nin Texas eyaletinde yaşayan “prometheus” takma adlı kullanıcı filmleri IMAX’te yeniden izleyeceği için çok heyecanlı olduğunu söylüyor:

“Genç kuşağın üçlemeyi takdir etmesine kesinlikle faydalı olur. Bence bu filmleri sinemada izlemenin etkisi bambaşka. Gerçi bazısı evinde daha dikkatli izliyor olabilir ancak salonda izlemenin filmi kavramak açısından da fark yaratacağını düşünüyorum.

Buna benzer devam filmlerinin veya Dune ve Batı Yakası’nın Hikayesi gibi yeniden yapımların devam edeceği ve etmesi gerektiği görüşünde olan Göral, 90’ların en iyi filmlerine göz atıldığında görülen çeşitliliğin 2010’lardan bu yana kalmadığını vurguluyor. Hollywood’un 10 yıldır kaynak sorunu çektiğini ifade eden Göral, çizgi roman ya da oyun uyarlamaları gibi ortaklıkların kurtarıcı olarak çıktığının altını çiziyor:

“Gişe filmleri genelde çizgi roman uyarlamaları oluyor. Çeşitliliği dijital platformlarda görmeye başladık ve bu sinema için maalesef bir geri adım. Sinemayı yaşatan, ileriye götüren ve kitleyi çeken bu tür filmler.”

‘BU TARZ EPİK FİLMLERDEN VAZGEÇMEMEK GEREK’

Göral, teknik ve anlatının buluştuğu Matrix gibi filmlerin önemini “Bu tür filmleri dijital platformlarda harcamak ya da daha doğrusu küçük ekranlarda izlemek sinemaya çalışan bir şey değil. Bu tarz epik fimlerden vazgeçilmemesi gerektiğini düşünüyorum” sözleriyle vurguluyor.

Aynı zamanda Göral, İstanbul Film Festivali’nde bu yıl Hitchcock Renkli özel bölümü kapsamında Alfred Hitchcock’un filmleri tekrar izletildiğini hatırlatıyor.

Nizam Eren ise Star Wars örneği veriyor:

“Özen Film’de çalıştığım dönemde Star Wars’un ikinci üçlemesi olan Star Wars 1, 2 ve 3’ün birer yıl arayla vizyona gireceği belliydi. George Lucas o dönem bize ‘Seriyi yeni jenerasyonlara hatırlatmak adına 4, 5 ve 6 için mutlaka program yapmanız gerek’ demişti. Biz o dönem Türkiye’de 30-40 salonda o filmleri yeniden gösterime koymuştuk.”

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

Kaynak: Web Özel

Bunları da sevebilirsiniz

Whatsapp İhbar Hattı
Merhaba ;
Nasıl yardımcı olabilirim?