ABD, Çin’i böyle sıkıştırıyor! Yeni güvenlik ve nükleer anlaşmasında neler hedefleniyor?

ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya’nın altına imza attığı anlaşmayla AUKUS Paktı ortaya çıktı. Açıkça Çin’e karşı hayata geçirilen bu anlaşma, nükleer denizaltı yapımı projesini de içeriyor.

Böylesi bir anlaşmanın Güney Doğu Asya, Asya-Pasifik bölgesi ve dünya için nasıl anlamlar taşıdığını Prof. Dr. Emre Erdoğan ve Asya-Pasifik Araştırma Uzmanı Mustafa Cem Koyuncu Haberglobal.com.tr okuyucuları için değerlendirdi.

‘İLGİ ALANI DEĞİŞİYOR…’

Profesör Erdoğan, “Bu anlaşma öncelikle ilgi alanının kaymasını gösteriyor” ifadelerini kullanırken Biden yönetiminde ABD’nin stratejisini bölgelere göre ayrı hareket ederek kurduğunu belirtiyor:

“ABD, Avrupa’ya ilişkin işlerini NATO üzerinden halledecek. Bu bölgede ise kadim müttefikleri, diyebileceğimiz müttefiklerle ilerleyecek.”

“Bu hareketlenmeyi Çin’in bölgedeki askeri gelişimine hazırlık olarak görebiliriz” diye devam eden Profesör Erdoğan, ABD’nin daha emniyetli bir bölgeye geçmek için de bu adımı attığını söylüyor ve “Orta Doğu’da kırılma noktaları ya da fay hatları diyebileceğimiz bölgeler çatışmaya gebe” diyor.

‘BU ALANDA ÇATIŞMA OLASILIĞI DÜŞÜK’

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Profesör Erdoğan, Ukrayna örneğinde ABD’nin dolaylı olarak Rusya’yla karşı karşıya geldiğinin altını çiziyor. Oyun alanı Güney Doğu Asya’ya kaydığında burada silahlı çatışma olasılığı düşük diyen Profesör Erdoğan, dünya ekonomisinin de bu eksene kaydığını ve ABD’nin Çin’deki üretimden doğrudan çıkarı olduğunu da vurguluyor.

Bu noktada Biden’ın yüz yüze görüştüğü ilk liderin Japonya Başbakanı Yoshihide Suga’yla (aşağıda fotoğrafta) yaptığını hatırlatalım. Dışişleri Bakanı Antony Blinken da ilk yurt dışı seyahatinin varış noktası olarak Japonya’yı, ardından Güney Kore’yi tercih etmişti.

Fotoğraf: Shutterstock

ÇİN’E YAKIN MARKAJ!

Blinken, Japon mevkidaşı Toshimitsu Motegi ve iki ülkenin savunma bakanları yayınladıkları ortak açıklamada, Çin’in “istikrarı bozucu davranışına ve baskılarına” ve insan hakları konusunda duyulan endişelere, daha önce görülmedik bir şekilde açık açık atıflarda bulunmuşlardı. Bu görüşmeyi ise QUAD olarak da bilinen Dörtlü Güvenlik Zirvesi takip etmişti.

Bilindiği üzere QUAD’da ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya yer alıyor. Bu gelişmeler Çin’in tepkisini çekse de ABD bu politikasında hız kesmiyor.

Burada bir devamlılık olduğunu vurgulamakta fayda var. Profesör Erdoğan, “Donald Trump da Çin’i en büyük rakip olarak görüyordu ki telefon görüşmesi de ortaya çıktı. Biden belli ki bu politikayı devam ettiriyor” diye konuşmakta.

ANKASAM Asya-Pasifik Araştırma Uzmanı Mustafa Cem Koyuncu ise bu devamlılığı şöyle değerlendiriyor:

“Çin’i çevreleme stratejisinin devamı, bu durumun ABD müesses nizamı içinde de bir fikir birliği olduğu izlenimi vermekte. Bu bağlamda ön plana çıkan kavram ise ‘Özgür ve Açık Hint-Pasifik’ stratejisi. Bu kavramın bölge aktörleri olan Japonya, Avustralya ve Hindistan tarafından da sıklıkla kullanılması, müttefikler arasında genel bir kabul gördüğü anlamına gelmekte.”

Anlaşmanın diğer unsurlarına da değinen Prof. Emre Erdoğan, “Küresel ısınmadan göçmen akınına kadar bir sürü tehditle karşı karşıya ve yalnız kalmış olan bir Avustralya’dan söz ediyoruz” diyor ve anlaşmanın Avustralya’yı da mutlu edeceğini belirtiyor.

‘İNGİLTERE YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ’

Aynı zamanda Prof. Erdoğan, Brexit ile Avrupa Birliği’yle olan bağlarını kesmiş olan Birleşik Krallık’ın da NATO haricinde yeni bir yapılanma bulduğunu vurguluyor. Mustafa Cem Koyuncu ise Birleşik Krallık’ın hedefini şöyle ifade ediyor:

“Küresel Britanya hedefi ile hareket eden Londra, yönünü Hint-Pasifiğe çevirmiş görünmekte. 2021’de Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ile diyalog partneri olan İngiltere’nin AUKUS’la bölgede daha aktif olacağı kesin. İngiltere’nin bu çabalarının Brexit süreciyle birlikte hızlandırması, Avrupa Birliği’nden çıkışından sonra yeni müttefik arayışları olarak değerlendirilmeli.”

Bu anlaşma sadece Çin’i değil elbette füze denemelerine yeniden girişen Kuzey Kore’yi de baskı altına alıyor. ABD ayrıca Çin’in gelecekte oluşturabileceği bir askeri tehdide önlem de alıyor. Profesör Erdoğan, şu kritik noktaya da vurgu yapıyor:

“Güney Kore, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda sağlam ülkeler. Bu ülkelerin mevcut eksenlerinden çıkması, yarın bir otoriterin gelip bunu değiştirmesi mümkün değil. Bu güvenilir bir bir ağ. Amaç daha güvenilir aktörlerle daha uzun süreli bir ilişkiye girmek.”

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

Kaynak: Özel Haber

Bunları da sevebilirsiniz

Whatsapp İhbar Hattı
Merhaba ;
Nasıl yardımcı olabilirim?