Dünya liderlerinin birbirinden ilginç huyları: Trump bolca kağıt yırtardı

Eski ABD Başkanı Donald Trump masasındaki kağıtları yırtmayı çok severdi. Masasında bulduğu birçok kağıdın yangına neden olacağını düşünerek onları küçük parçalara ayırıyordu. Hatta Paris’teki Notre Dame Katedrali’ndeki büyük yangın hakkında yaptığı yorumda söz konusu felaketin çok sayıda kağıt olmasından kaynaklandığını söylemişti.

TRUMP KAĞIT PARÇALAMAYI ÇOK SEVERDİ

Başkanlık Kayıtları Yasası gereği başkanın görev süresince elinden geçen her belge kamu malı kabul ediliyor, ulusal arşiv olarak saklanıyor ve korunuyor. Şarku’l Avsat’ın haberine göre duruma şahit olan eski Beyaz Saray çalışanı Solomon Lartey, Beyaz Saray yetkililerinin Başkan Trump’ın sürekli olarak parçaladığı belgeleri toplamak için bir kayıt yönetimi personeli görevlendirdiğini aktardı. Söz konusu kağıtlardan bazılarının bir kez yırtıldığını, bazılarının ise paramparça olduğunu belirten Lartey “Bu şimdiye kadarki en çılgın şeydi. Trump kağıtları parçalamayı çok severdi” dedi.

PUTİN ÖĞLE SAATLERİNE KADAR UYUYOR, JUDO VAZGEÇİLMEZİ

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin iyi bir sporcu olmasına ya da en azından kendisinin böyle lanse etmesine rağmen ancak öğle saatlerinde uyanıyor. Gece geç saatlere kadar çalışmayı tercih eden Putin, geç uyanmasına rağmen güne genellikle kahve, meyve suyu, omlet, yumurta veya bıldırcın yumurtasından oluşan kahvaltı ile başlıyor. Ağırlık çalıştığı spor kulübüne gitmeden önce iki saat boyunca yalnız başına yüzüyor ve Rus haberlerini izliyor. Putin’e göre judo bedeni ve zihni eğitiyor. Güç, tepki ve dayanıklılık noktasında kişiyi geliştiriyor. Kendi kendini kontrol etmeyi ve zamanı kontrolü, rakibin güçlü ve zayıf yönlerini görme yeteneğini öğretiyor.

MERKEL YİYECEK STOKLUYOR

Yoksulluk ve yiyecek eksikliğinin büyük miktarlarda satın alma ve saklama alışkanlığının olduğu Doğu Almanya yaşamından miras kalan Almanya Başbakanı Angela Merkel, bir röportajında bu davranışıyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Halen gerçekten ihtiyacım olmayan şeyleri satın alıyorum. Bu, kaynakların her zaman kıt olduğu ekonomide, yalnızca elde edebileceğiniz kadarını kullanmanız gerçeğinden kaynaklanan köklü bir alışkanlık.”

PAPA’NIN TUTKUSU TANGO, DALAI LAMA SAAT TAMİR EDERDİ

Arjantin asıllı Papa Francis gençliğinde çok sevdiği Güney Amerika müziği eşliğinde tango yapmaktan keyif alırdı. Papa olmadan önce yayınlanan bir kitapta şunları söyledi:

“Tango, tango müziği ve danslarının Buenos Aires ve Montevideo’nun yoksul topluluklarından çıkıyor. Dalai Lama’nın da manastır hayatına meditasyon, bahçıvanlık ve saat tamir etme hobisine eklediğini biliyorum. Bu içten gelen bir şey.”

GRİYE BOYAMA ŞARTI

Bazı ülkelerde ise cumhurbaşkanlık ve devlet başkanlığı kararnamelerindeki ilginçlikler göze çarpıyor. Örneğin Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhamedov, 40 yaşını geçmiş ve saçları renkli olan devlet memurlarının saçlarını griye boyamaları şartı getirmişti.

Bir diğer Türkmen lider, Türkmenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov da ülkenin tüm sokaklarına kendi adını vermişti. Ocak ayında Türkmenistan’a düşen bir göktaşına da onun adı verildi.

KUZEY KORE’DE EVLİ VE BEKARLARIN SAÇ KESİM MODELİ FARKLI

37 yaşındaki genç Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, evli ve bekar kadınların ayırt edilmesi için kadınların saç kesme modelleri de dahil olmak üzere aldığı tuhaf kararlarıyla tanınıyor. Erkeklere gelince; onlar için de 28 farklı saç kesimi belirlenmiş durumda. Favorilerin kulakların üstünde traş edilmesi gerekiyor. Beş santimetreden fazla saç da yasak. Üst düzey yetkililerin yabancı sigara almasına ve içmesine de izin verilmiyor. Ancak milli ürün olması sebebiyle ülkede üretilen sigaraları içilmesine müsaade ediliyor.

BANYODA RÖPORTAJ ŞARTI

ABD’nin 36’ıncı Başkanı Lyndon Johnson da garip huyları olan liderlerdendi. Johnson’ın garip alışkanlıkları arasında banyodayken röportaj yapmak vardı.

1971’den 1979’a kadar hüküm süren Uganda Devlet Başkanı İdi Amin’e gelince… Düşmanlarının etini yerdi, aynı zamanda timsahlara da yedirirdi. Kendisine İskoçya Kralı ve Britanya İmparatorluğu’nun Fatihi unvanlarını verdi. İdi Amin, tüm Asyalıların Uganda’ya girmesini engelledi. Söylenenlere göre bu, onunla evlenmeyi reddeden Asyalı bir kızı sevmesinden kaynaklanıyordu. Ancak yapılan değerlendirmeler bunun ardında, o sırada Portekizli sömürgeciler tarafından Afrika’ya zorla göç ettirilen Asyalıların Uganda ekonomisi üzerindeki kontrolü gibi nedenler de var.

ÇAVUŞESKU SARAY İNŞA ETTİRMEK İÇİN 25 KİLİSE, 30 BİN EVİ YAKTIRDI

Romanya Cumhurbaşkanı Nikolay Çavuşesku, kendisine ‘lider’ ve ‘dahi’ gibi unvanlar yakıştırmayı seven bir megalomandı. Çavuşesku, kendisi için bir inşa etmek istediği saray için 25 kiliseyi ve 30 bin evi yıktırdı. 700 mühendisin çalıştığı sarayın inşaatı 10 milyar dolara mal oldu. Daha sonra bu bina Romanya Parlamentosu’nun merkezi oldu. Ancak devasa boyutları nedeniyle ancak yarısından azı kullanılabildi.

Ekvator Ginesi’nin eski Devlet başkanı Francisco Macias Nguema da hastaneleri ve okulları temelli kapatarak Batıdan ithal edilen ilaçları yasakladı. Vatandaşları da tedavi olmaları için büyücülere yönlendirdi.

23 yıldan fazla bir süredir Burma’yı yöneten Ne Win de kötü ruhları kovmak için sırtüstü vaziyette bir köprüyü geçti. Yunusların kanıyla yıkandı ve şans getirdiğini düşündüğü dokuz sayısını sevdiği için 90 veya 45 değerinde madeni para çıkardı.

ÇİZGİ FİLM KARAKTERİ GİBİ GİYİNİRDİ

Eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Kasım 2011’de yayınladığı ve bazı liderlerin kendisini şaşırtan garip davranışlarından bahsettiği kitapta eski Lübnan Devlet Başkanı Emile Lahoud’la 2005 yılında Beyrut’taki görüşmesi sırasında yaşadıklarını aktardı. Lahoud’u çizgi film karakteri gibi gösteren sarı bir takım elbise giydiğini ve yüzünde kahverengi boya olduğunu belirtti.

Rüce, Sudan’ın eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir hakkında da bilgilere yer verdi. Kendisiyle 2005 yılında Hartum’da yaptığı görüşmede Beşir’in çok yavaş konuştuğunu, sanki anestezik bir ilacın etkisi altındaymış gibi başını öne arkaya ve yana çevirip durduğunu aktardı.

ABD BAŞKANLARININ ‘TUHAF’ ALIŞKANLIKLARI 

George Washington gençlik döneminde dansta ustalaşmıştı. Bunu nazik bir mücadele olarak nitelendiriyordu.

Fransa’da zaman geçiren Başkan Thomas Jefferson’a gelince… Tutkusu, patates kızartması, dondurma, makarna ve peynir gibi ülkeye özgü kaliteli şaraplar ve yiyeceklerdi.

Başkan John Quincy Adams da sabah dört ya da beş gibi kalktıktan sonra Potomac Nehri’ne doğru üç kilometreden fazla bir yolu yürür ve yüzmek için çıkardığı kıyafetlerini bölgede bırakırdı.

ABD’nin yedinci başkanı Andrew Jackson horoz dövüşü hayranıydı. Görevi sırasında Beyaz Saray’da horoz dövüşü maçları yapıldığına dair söylentiler yayılmıştı.

“Oyuncak Ayı” lakaplı eski ABD Başkanı Theodore Roosevelt, boks sporuna o kadar takıntılıydı ki siyasi karikatüristler bu hobiyi onun bir politikacı olarak rekabetçi doğasını göstermek için kullandılar.

Franklin Delano Roosevelt, New York Hyde Park’ta başkanlık kampanyası devam ederken yüzmenin tadını çıkarıyordu.. 39 yaşında çocuk felci nedeniyle yürüme yeteneğini kaybeden Roosevelt, kollarındaki, karınındaki ve belindeki kasları güçlendirmek için haftada üç kez yüzüyordu.

Bunları da sevebilirsiniz

Whatsapp İhbar Hattı
Merhaba ;
Nasıl yardımcı olabilirim?