Devletin incelemeye aldığı Kore Kültürü nedir? Bir anımsayalım…

Türkiye’de gençlerin ve çocukların sosyal medyayı aktif olarak kullanması ve hayatlarının ciddi bir bölümünü burada geçirmeleri yeni alt kültür hareketlerinin de doğmasına sebep oldu. Bu hareketlerden biri ise K-Pop.

Geçen aylarda İstanbul’da üç kız çocuğunun ‘Kore’ye gitme’ iddiası ile evden kaçtıkları iddia edilmiş ve bu olay Kore kültürünün Türkiye’deki etkisi üzerine tartışmalara yol açmıştı. Bu bilgi daha sonra ailelerden biri tarafından yalanlansa da araştırmalar sonucu gerçek ortaya çıkacaktır.

Bu tartışmalara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da duyarsız kalmadı. Milliyet Gazetesi’nden Önder Yılmaz’ın haberine göre bakanlık ‘Türkiye’de gençleri ailelerinden uzaklaştırdığı ve onları cinsiyetsiz bir hayata yönlendirdiği iddia edilen’ K-Pop’ı yakından incelemeye başladı.

Bakanlığın bu içeriklerin sosyal medyadaki dolaşımı ile ilgili olarak Türkiye’de temsilciliği olan sosyal medya şirketleri ile görüşecek. Geçen haftalarda Güney Kore kültürünün Türkiye’deki hakimiyeti üzerine bir dosya haber hazırlamıştık. Bu haberde gazeteci Gökçe Çalışkan, içerik üreticisi Burcu Babal ve Güney Kore’de yaşayan yüksek lisans öğrencisi Ayşe Işılay Konuk sorularımızı yanıtlamıştı.

Devlet K-Pop’ı gündemine aldıktan sonra bu kültürün detaylarını sizlere tekrar anımsatmak istedik.👇

DİZİLER İLE ETKİ ETMEYE BAŞLADI

Gökçe Çalışkan da Burcu Babal da Kore kültürünün K-Pop’tan önce Kore dizileriyle Türkiye’de etki yaratmaya başladığını ifade ediyor. Ayşe Işılay Konuk ise “Hallyu akımı tamamıyla Kore kültürünü dünyaya tanıtma üzerine” diyor. Çalışkan da Hallyu’nun bir kültürel diplomasi ürünü olduğunun altını çizmekte.

‘2008’DE TRT…’

Kore dizileri ile ilgili içerikler de üreten Babal, 2008’de TRT’de yayınlanan Saraydaki Mücevher dizisine dikkat çekiyor ve ekliyor: “2009’da ise TRT Okul; Düşlerimin Prensi ve Yaban Çiçeği dizilerini yayınladı. Benim bugüne dek konuştuğum en eski Türk izleyiciler hep bu dizilerle başlamışlar.”

Burcu Babal

Babal ayrıca bu dizilerin Türkiye’de neden popüler olduğu hakkında ise Türkiye’deki aile yapısının Kore ile olan benzerliğine dikkat çekiyor ve şu yorumu yapıyor: “Batı’da her şey çok ‘tensel’ yaşanırken, Kore dizilerinde her şey daha duygusal yaşanıyor. Daha samimi. Daha naif. Ancak aynı zamanda daha ataerkil ve daha muhafazakar.”

K-Pop ise biraz daha farklı bir noktada duruyor. “K-Pop kültüründe grup üyelerinin ‘fan’lar ile kurduğu ilişki, çok sıkı çalışmaları ve süreçlerini samimi bir şekilde paylaşmaları en temel sebep” diyerek bu küresel popülerliği anlatan Ayşe Işılay Konuk şöyle devam ediyor:

“Kendileri de çok genç olan grup üyeleri yaşadıkları zorlukları, sıkıntıları şarkılarına dahil ettikleri için fanlar da empati kurup gruba çok daha yakın hissetmiş oluyor.”

SÖZLER TÜRKÇE’YE ÇEVRİLİYOR

Bu arada şarkı sözlerinin başarılı Türkçe çevirilerini bulmak mümkün. Bu da K-Pop topluluğunun ciddiyetini gösteriyor.

Ayşe Işılay Konuk, Seul Ulusal Üniversitesi’nde eğitim danışmanlığı alanında yüksek lisans eğitimini sürdürüyor. Türkiye’deki lisans eğitimi sırasında Kore dizileri izlerken kültüre merak salıp Kore Tarihi seçmeli dersi alan Konuk’un yolu Seul’e kadar uzanmış.

KUSURSUZLUK…

K-Pop’ın, büyük prodüksiyon şirketlerinin bir ürünü olduğunu da hatırlamakta fayda var. Kusursuz klipler, kusursuz danslar, Zeitgeist’a (zamanın ruhu) çok uygun melodiler BTS, Blackpink, Epik High, Red Velvet, Mamamoo gibi grupların şarkılarının yüz milyonlarca kez dinlenmesini sağlıyor. BTS ile 2017’den bu yana global çapta bir fenomene dönüşen K-Pop’ın 2013-2014 arasında kitlesini genişletmeye başladığını söyleyebiliriz.

Gökçe Çalışkan K-Pop sisteminin üretkenliğin altını çizerken “Çok fazla grup var ve unutulmaman lazım. Yılda bir albüm bile yetmeyebiliyor” diyor. 

Aynı zamanda dünyanın en çok estetik operasyon yapılan ülkelerinden biri olan Güney Kore’de bu kültür, kadınların “yeterince güzel olmadıkları” için acımasızca eleştirildiği sorunlu bir durum da doğuruyor.

Konuk, “Mesela sosyal medya hesabına makyajsız fotoğraf yükleyen ya da kısa saçlı, daha az feminen (!) giyinen kadın sanatçılar feminist olmakla yaftalanıp kötü yorumlara maruz kalabiliyorlar” diyor.

Öte yandan pek çok K-Pop grubu kendini sevme, beden olumlama ve siber zorbalıkla mücadele gibi konularda çalışıyor.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

Kaynak: Özel Haber

Bunları da sevebilirsiniz

Whatsapp İhbar Hattı
Merhaba ;
Nasıl yardımcı olabilirim?